Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Yine sizden “Kanınızı dökmeyin ve birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayın” diye kesin bir söz almıştık. Sonra siz, şahitler olarak bunu kabul etmiştiniz.
Ey Yahudi topluluğu, bir kez daha hatırlayın; sizden “Birbirinizi öldürmeyin ve düşmanlık yaparak bir kısmınız diğerini vatanından çıkarmasın” diye kesin bir söz almıştık. Bu ahdi siz de kabul etmiş ve ona şahitlik etmiştiniz.
Âyet-i Kerime’de “Kanınızı dökmeyin ve kendinizi yurdunuzdan çıkarmayın” denildiği bildirilir. Aslında İsrailoğulları kendilerini öldürmez ve öz diyarlarından çıkmazlardı. Müminler tek bir beden sayıldığı için bir müminin diğerini öldürmesi, kendini öldürmesi gibi kabul edilir. Bu yüzden ayette “Kanınızı akıtmayın ve kendinizi yurdunuzdan çıkarmayın” denir.
Peygamberimiz (sav), müminlerin tek bir vücut gibi olduklarını şu hadis-i şerifte ifade eder:
“Sen müminleri, birbirlerine karşı merhametli davranmada, birbirlerini sevmekte, acılarını paylaşmada tek bir vücut gibi görürsün. Öyle ki, vücudun bir organı hastalanırsa diğer organlar uykusuz kalarak ve acıya ortak olarak o organa yardım eder.” (Buhari, K. el‑Rdeb, bab: 27; Müslim, K. el‑Birr, bab: 66; Hadis No: 2586)
Âyet-i Kerime şu şekilde açıklanabilir: “Birbirinizin kanını akıtmayın ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın. Çünkü böyle yaparsanız, kısas uygulanır; kendi kanınızın akmasına ve kendi yurdunuzdan kovulmanıza sebep olursunuz. Bu da kendinizi öldürmüş ve sürgün etmiş gibi olur.”
Katade ve Ebu’l‑Aliye, ayeti bu ilk açıklama çerçevesinde yorumlamışlardır.
Âyet-i Kerime’de “Siz şahitler olarak bunu kabul ettiniz” denir. Bazı âlimlere göre, bu ve sonraki ayetlerin hitap ettiği kişiler, Resûlullah’ın hicreti sırasında Medine ve çevresinde yaşayan Yahudilerdir. Ayet, onları kınar; Allah’ın Tevrat’ta onlardan aldığı sözü bozduklarını belirtir. Diğer bir kısmın görüşüne göre ise hitap edilenler, Yahudilerin atalarıdır. Ancak Resûlullah dönemindeki Yahudiler de Tevrat’a uymaları nedeniyle dolaylı olarak bu ayetin muhatabıdır. Taberi, ayetin genel ifadesini göz önünde bulundurarak bu görüşün tercih edilebilir olduğunu söylemiştir.