Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Bazı insanlar vardır ki "Biz Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler. Oysa onlar mümin değillerdir.
Bazı insanlar vardır ki "Allah'ı ve kıyamet gününde tekrar dirilmeyi onayladık" derler. Oysa onlar mümin değillerdir. Çünkü onlar, kalplerinde olanın aksini dile getirirler.
Bu ayette bahsedilen "insanlar"dan kasıt, müfessirlerin oy birliğiyle belirttiği üzere münafıklardır. Nitekim Abdullah b. Abbas, Katade, Mücahid, Abdullah b. Mes'ud, Rebi' b. Enes ve İbn-i Cüreyc, bu insanlardan maksadın Medine'de, Müslümanlardan korkarak mümin olduklarını söyleyen münafıklar olduğunu belirtmişlerdir.
Taberi der ki: "Yüce Allah, hicret yurdu olan Medine'yi Peygamber Efendimiz'e yurt edindirip onu muzaffer kılınca, davetini yayıp Müslümanları çoğaltınca, Müslümanlar putperest müşrikleri ve Ehl-i Kitap olan kafirleri yenince, Yahudi hahamları sırf kıskançlık ve azgınlıklarından dolayı Peygamber Efendimiz'e kin ve düşmanlık beslediler. Allah, bunlar hakkında başka bir ayette şöyle buyurdu: 'Kitap ehlinden birçoğu, hak kendileri için apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten dolayı, iman etmenizden sonra sizi tekrar kafirliğe çevirmek isterler.' (Bakara suresi, 2/109) Ehl-i Kitap olan bu Yahudilerin yanı sıra, Peygamber Efendimiz'i yurtlarında barındıran, onu destekleyen ve yardımına koşan Ensar'ın içinden bazı insanlar, şirklerinde ve cahilliklerinde devam ettiler. Açıkça kafir olduklarını söylemeleri halinde Müslümanlar tarafından öldürüleceklerinden veya esir edileceklerinden korktukları için iman ettiklerini söyleyen fakat aslında iman etmeyen münafıklar ortaya çıkmıştır. Bunlar da Ehl-i Kitabın kafirleriyle işbirliği yaparak müminler aleyhine çeşitli tuzaklar kurmaya girişmişlerdir. Bunlar, Peygamber Efendimiz'i ve sahabeyi gördüklerinde 'Biz Allah'a, Peygamberine ve ahiret gününe inananlarız' demişler, Yahudilerle baş başa kaldıklarında da 'Biz sizinle beraberiz. 'Biz iman ettik' diyerek müminlerle alay ediyoruz' demişlerdir. İşte Yüce Allah bu ayette bu tür insanları anmakta ve onların gerçekte iman etmediklerini açığa vurarak 'Oysa onlar mümin değillerdir' buyurmaktadır. Ayetin bu son bölümü, imanı sadece 'dil ile ikrar' diye tanımlayan Cehmiye fırkasının görüşlerini çürütmektedir. Zira Yüce Allah, kalben iman etmeyip, dilleriyle iman ettiklerini söyleyenlerin mümin olmadıklarını belirtmiştir