Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Musa şöyle dedi: “Tanrım şöyle diyor: O ne tarla süren yıpranmış bir sığırdır ne de ekin sulayan. Kusursuzdur. Üzerinde alacaklık yoktur.” Bunun üzerine onlar: “İşte şimdi gerçeği söyledin” dediler ve sığırı kestiler. Az kalsın bunu yapmayacaklardı.
Musa şöyle dedi: “Tanrım şöyle diyor: O, çift sürerek yıpranmış bir hayvan değildir. Ekinleri sulayan bir hayvan da değildir. O kusursuzdur. Asıl rengine kanmadıkça başka bir renk de yoktur üzerinde.” İsrailoğulları da: “İşte şimdi gerçeği bize açıkladın. Biz de onu hakkıyla anladık” dediler. Ve özellikleri açıklanan o sığına ulaşarak kestiler. Fakat az kalsın bunu yapmayacaklardı. Fiyatının yüksek olması ve Allah’ın, ölüyü dirilterek katilin kim olduğunu ölüye söyleyip onları rezil edeceği korkusuyla neredeyse sığına dokunmayacaklardı.
Âyet‑i kerime’de, sığırın tarla sürerek yıpranmadığı ve ekinleri sulama işinde çalışmadığı belirtilmektedir. Hasan Basri, bu sığırın ehlî olmayan vahşi bir sığır olduğunu ve bu yüzden ayette geçen sıfatları taşıdığını söylemiştir.
Yine ayette “Kusursuzdur” denilen ve lügat anlamı “Berî” yani “kusurlardan beridir” olan kelime, Mücahid tarafından “Alacalıktan beridir” şeklinde, Katade, Ebu’lâiye ve İbn‑i Abbas tarafından da “Kusurlardan beridir” şeklinde açıklanmıştır. Taberi de “Onda alacalık yoktur” ifadesini göz önünde bulundurarak ikinci görüşün tercih edilmesinin daha uygun olduğunu belirtmiştir; aksi takdirde ifadede gereksiz bir tekrar olur.
Âyet‑i kerime’de “Az kalsın bunu yapmayacaklardı” denilmektedir. Bu, “Neredeyse sığırı kesmeyeceklerdi” anlamına gelir. Sığırı neredeyse kesmemelerinin sebebi, Muhammed b. Kâb el‑Kurezi, Mücahid ve Muhammed b. Kays’a göre, sığırın fiyatının yüksek olmasıdır. Süddiye’ye göre sığırın ağırlığının on katı altın, Mücahid, Ubeyde es‑Selmani ve İbn‑i Zeyd’e göre derisi dolusu altın, İbn‑i Abbas, Vehb b. Münebbih ve Ubeydeden nakledilen başka bir görüşe göre derisi dolusu dinar verilmiştir. Ancak İkrimen’in rivayetine göre sığırın asıl değeri üç dinardı.
Vehb b. Münebbih, sığırı neredeyse kesememelerinin sebebinin, Allah’ın katili ortaya çıkararak kendilerini rezil etmesinden korkmaları olduğunu söylemiştir. Taberi ise, her iki sebepten dolayı da bunu yapmadıklarını söylemenin daha isabetli olacağını beyan etmiştir.