Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Bir zamanlar Musa kavmi için su arıyordu. Biz ona: “Asayı taşı vur.” dedik. O da vurdu ve taşın on iki gözünden su fışkırdı. Her grup su içeceği yeri bildi. (Ve şöyle dedik): Allah’ın rızkından yiyin, için, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fitne çıkarmayın.
Musa Tih çölünde iken, kavmi İsrailoğulları için su istedi. Biz ona: “Asayı taşı vur.” dedik. O da vurdu. Bunun üzerine on ikiye ayrılan her bir torun grubuna, taşın fışkırdığı bir göz oluştu. Her biri kendi gözünden içiyordu, diğerleri oradan içmiyordu.
Allah, diğer yaratıklar için suyu dağlardan ve benzeri yerlerden çıkardığı halde çöldeki İsrailoğulları için taşı yararak su çıkarmış ve onlara şöyle buyurmuştu: “Allah’ın rızkı olan kudret helvası ve bıldırcın etiyle yiyin, azamet ve ikram sahibi Allah’ın kudretiyle taşın fışkırttığı soğuk ve tatlı sudan için. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak fitne çıkarmayın.”
Abdullah b. Abbas şöyle diyor: “Hazreti Musa, kavmi için su istediğinde Tih çölündeydi. Allah İsrailoğullarını bu çölde bulutlarla gölgelendirdi, onlara gökten kudret helvası ve bıldırcın eti gönderdi, elbiselerini eskimez ve kirlenmez yaptı. Onlara dört köşeli bir taş verdi. Susadıklarında su istediklerinde Allah Hazreti Musa’ya emretti ve o da asasını taşı vurdu. Taşın her yanından üç pınar fışkırdı. Bu pınarlardan her biri on iki torundan birine aitti. Onlar nereye konaklarsa o taşı orada buluyorlardı.”
İbn-i Zeyd ise bu taşın, koyun kellesine benzeyen bir taş olduğunu ve İsrailoğulları’nın gezdiği sırada yüklerinde taşıdıklarını söylemiştir.