Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Bir zamanlar sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü azabı tattırıyordu. Oğullarınızı boğuyor, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bu, Rabbiniz tarafından sizler için büyük bir imtihan olarak gönderilmişti.
Ey İsrailoğulları, Firavun ve yandaşlarının zulmünden kurtarıldığınızı hatırlayın. Onlar doğar doğmaz erkek çocuklarınızı öldürüyor, kız çocuklarınızı ise sağ bırakıyordu. Firavunun bu işkencelerinden kurtulmanız, sizin için bir nimetti.
Taberi özetle şöyle diyor: “Firavunun, İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürmesinin nedeni şu rivayete dayanır: Bir gün Firavun rüyasında, Kudüs’tan Mısır’a doğru bir ateşin gelip Kıpti ırkını yaktığını, ancak İsrailoğullarına dokunmadığını görür. Sihirbaz ve kâhinlerini toplayıp rüyanın yorumunu sorar. Onlar da şöyle cevap verir: ‘İsrailoğullarından bir çocuk doğacak; sen onun eliyle mülkünü kaybedip helak olacaksın.’ Bu olaydan sonra Firavun, doğan her erkek çocuğu öldürmeyi emreder.
Abdullah b. Abbas şöyle diyor: “Bir zaman Firavun ve ileri gelenleri, Allah’ın Hazreti İbrahim soyundan peygamberler ve krallar göndereceğini vaat ettiğini duyar ve şu karara varırlar: ‘Bir grup insanı ellerinde usturalarla göndererek İsrailoğullarının yeni doğan erkek çocuklarını keseceğiz.’ Bu kararı uygularlar. Firavun ve taraftarları, İsrailoğullarının yaşlılarının ölmesi ve çocuklarının kesilmesiyle nüfuslarının tükenmekte olduğunu görünce, Firavun şöyle der: ‘İsrailoğulları neredeyse tükenmek üzere. Onların size yaptıkları hizmeti kendiniz yapmak zorunda kalacaksınız. Bu yüzden bir yıl doğan tüm erkek çocukları öldürün, ertesi yıl ise kızları sağ bırakın.’”
Hazreti Musa’nın annesi, oğlu Hanım’ın annesi, çocukların sağ bırakıldığı bir yılda doğurur. Musa ise çocukların kesildiği bir yılda doğurur.
Ebu Ali şöyle diyor: “Firavun, idaresindeki insanlara dört yüz emri verir. Bir gün kâhinleri ‘Bu sene Mısır’da İsrailoğulları arasında bir erkek çocuk doğacak; sen onun eliyle helak olacaksın’ der. Bunun üzerine Firavun, Mısır’ın her köşesine ebe kadınlar gönderir. Kadınlar çocuk doğurduğunda ebeler onları alıp Firavun’a getirir. Firavun erkek çocukları öldürür, kızları ise sağ bırakır.”
İbn-i Cüreyc, “kadınları sağ bırakıyordu” ifadesini “kadınları köleleştiriyordu” şeklinde yorumlamış olsa da, Taberi bu yorumun sahabi ve tabiin açıklamalarıyla çeliştiğini ve kabul edilemez olduğunu söyler.
Ayet-i Kerime’de geçen ve “imtihan” olarak çevrilen kelime, Abdullah b. Abbas, Süddi, Mücahid ve İbn-i Cüreyc tarafından “nimet” olarak açıklanmıştır. Aslında imtihan kelimesi hem hayır hem de şer anlamında kullanılabilir; burada hayır anlamındadır. Bu bağlamda ayetin son kısmı şöyle izah edilir: “Allah’ın sizi Firavun’un azabından kurtarması, sizin için büyük bir nimettir.”
“Firavun” lakabı, Mısır’da hüküm süren krallara verilen bir unvandır. Allah’ın, Hazreti Musa’yı takibederken suda boğduğu Firavun’un adı, Muhammed b. İshak’ın rivayetine göre Velid b. Musa b. Reyyan’dır. “Firavunun ailesi” ifadesi, onun dinini kabul eden, kavmine bağlı ve ona itaat eden kişiler anlamına gelir. Buradaki hitap, aslında Firavunu görmemiş İsrailoğullarına yöneliktir. Allah, onların atalarını Firavun zulmünden kurtardığı için nesillerine, atalarına olan lütfunu hatırlatmaktadır.
İbn-i İshak, Firavunun İsrailoğullarına yaptığı kötülükler hakkında şöyle der: “Firavun, İsrailoğullarını hizmetçi olarak kullanıyordu. Onların zanaatkârlarını çeşitli sanat dallarında işçi olarak çalıştırıyordu. Bazıları onun için ekin ekiyor, sanatkâr olmayanlardan ise cizye alıyordu.”
Taberi şöyle diyor: “İsrailoğullarının erkek çocuklarını kesip kızlarını sağ bırakan Firavun emrini uygulayanlar onun memurlarıydı. Emri Firavun vermiş olsa da sorumluluk memurlara aittir. Bu durum, zorba yöneticilerin emirlerine uyanların sorumluluktan kaçamayacağını gösterir.”