Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Allah: "Ey Âdem, eşyanın adlarını onlara bildir." dedi. Âdem de onlara eşyanın adlarını söyleyince Allah: "Ben size, göklerin ve yerin bilinmeyenlerini (gaybını) bilirim ve sizin açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilirim demedim mi?" dedi.
Allah: "Ey Âdem, kendilerine gösterdiğim halde adlarını bilmedikleri bu şeylerin isimlerini meleklere bildir." dedi. Âdem de o şeylerin adlarını meleklere söyleyince Allah onlara dedi ki: "Ey Melekler, ben size demedim mi ki, bütün göklerin ve yerin bilinmeyenlerini (gaybını) ben bilirim. Onu benden başkası bilemez? Ben, sizin açıkça söylediklerinizi de bilirim, içinizde gizleyip söylemediklerinizi de. Bana hiçbir şey gizli kalmaz."
* Bu ayetten anlaşılmaktadır ki Allah, meleklere kaza ve kaderi bilemeyeceklerini, gayba ait bilgilerin kendilerine bildirilmedikçe onu anlayamayacaklarını açıklamaktadır.
Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Mes'ud ve Said b. Cübeyr'e göre, meleklerin açıkça söyledikleri sözler şuydu: "Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?" Gizledikleri şey ise, özellikle İblis'in içinde sakladığı, kibrinden dolayı Allah'ın emirlerine boyun eğmeme duygusuydu.
Katade ve Hasan-ı Basri'ye göre ise, meleklerin içlerinde gizledikleri şey, Hz. Âdem'in yaratılışını görünce "Allah bizden daha üstün bir varlık yaratmayacaktır" demeleriydi.
Rebi' b. Enes'ten rivayet edildiğine göre, onların gizledikleri şey, "Rabbimiz bizden daha bilgili ve daha üstün bir varlığı kesinlikle yaratmayacaktır" şeklindeki düşünceleriydi.
Fakat onlar sonunda, Allah'ın Hz. Âdem'i ilimde ve değerde kendilerinden üstün kıldığını anladılar.
Taberi, birinci görüşün tercih edilmeye değer olduğunu, çünkü İblis'in böbürlenmesinin daha sonraki ayetlerde açıklandığını belirtmiş; ikinci ve üçüncü görüşün ise güvenilir delillere dayanmadığı için tercih edilmeye değer olmadığını bildirmiştir