Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Melekler şöyle dediler: "Seni noksan sıfatlardan arındırırız. Bize öğrettiklerinin dışında hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz ki sen, her şeyi çok iyi bilensin, hüküm ve hikmet sahibisin."
Ey Rabbimiz, seni, sana yakışmayan sıfatlardan arındırırız. Bize öğrettiklerinin dışında hiçbir şey bilmediğimize dair aczimizi beyan ederiz. Ey Rabbimiz, gaybı ancak sen bilirsin. Senin dışında hiçbir varlık bilemez. Sen, hüküm ve hikmet sahibisin.
Taberi diyor ki: "Bu üç ayette, ibret almak isteyenler için ibretler, öğüt almak isteyenler için öğütler vardır. Böyle insanlar, Allah Teâlâ'nın, Kur'an-ı Kerim'in bu ayetlerinde, dillerin anlatmaktan aciz kalacağı ince hikmetlerin bulunduğunu görür. Zira Allah Teâlâ bu ayetleri, Yahudilerin içinde yaşayan Hazreti Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'in hak Peygamber olduğunu ispatlayan deliller olarak zikretmiştir. Çünkü Resûlüllah, ancak Allah'ın bildirmesiyle bilinebilecek gaybla ilgili haberler zikretmiştir. Böylece Yahudiler, Resûlüllah'ın Peygamberliğinin doğru olduğunu itiraf etmiş olsunlar. Yine bu ayetler göstermektedir ki bir kimse, gerek geçmişe gerekse geleceğe ait herhangi bir haberi, Allah kendisine bildirmeden ve habere dair elinde bir delil bulunmadan anlatacak olursa o kimse kendi tahminlerine göre haber vermiştir ve Rabbinin cezasını hak etmiştir. Nitekim meleklerin, Hazreti Âdem'in soyundan gelecek olan insanların, dünyada bozgunculuk yapacaklarını ve kan dökeceklerini bildirmeleri üzerine Allah Teâlâ onları kınamış, onlar da hatalarını anlayarak affedilmelerini dilemişlerdir. Bütün bunlar gösteriyor ki, gaybe ait bilgileri bildiğini iddia eden kâhinlerin, müneccimlerin, falcıların ve insanın şekline bakarak birtakım tahminlerde bulunan kişilerin sözleri asılsızdır, yalandır."