Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Kuşkusuz Allah, sivrisineği ve ondan daha üstününü örnek vermekten çekinmez. İnananlar, bunun Rableri tarafından bir gerçek olduğunu bilirler. İnkârcılar ise "Allah bu örnekle ne kastetti?" derler. Allah bu örnekle birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Allah bununla yalnızca yoldan çıkanları saptırır.
Kuşkusuz Allah, sivrisineği ve daha üstününü örnek vermekten çekinmez. O, inanç sahibi kişileri, inkârcı sapkınlardan ayırt etmek için bu örnekleri verir. Allah'ı ve Resulü'nü doğrulayanlar, Allah'ın verdiği bu ve benzeri örneklerin, kendi sözü olduğunu, kendi katından gönderildiğini ve gerçeğin ta kendisi olduğunu bilir ve kabul ederler. Allah'ın ayetlerini inkâr eden münafıklar, müşrikler ve benzerleri ise "Allah bu örnekle neyi kastetti ve niçin bu örneği verdi?" derler. Allah, verdiği bu örneklerle münafık ve inkârcı olan birçoklarını saptırır. Buna karşılık yine bu ve benzeri örneklerle, inanç sahibi olan birçoklarını da doğru yola iletir. Mümin ve muvahhitler (Allah'ın birliğine inananlar) ise bu örnekleri doğruladıkları için doğru yolda ilerlemeleri (hidayetleri) artar. Allah bu tür örneklerle sadece itaatinden ayrılan münafıkları saptırır.
Müşrikler ve inkârcılar, Kur'an-ı Kerim'in çeşitli vesilelerle örümcek, sinek gibi yaratıkları örnek vermesini alay konusu yapmışlar ve "İlahi kitapta hiç örnek olur mu?" gibi inkârcı itirazlarına devam etmişlerdi. İşte bu ayet-i kerime de onlara bu cevabı vermiştir.
Ayette bahsedilen "fâsıklar"dan kasıt, münafıklardır. Bu kelimenin asıl anlamı, "bir şeyden dışarı çıkmak"tır. Kapçığını yarıp çıkan hurma için "Yaş hurma kapçığını yarıp çıktı" denir. Fareye de "fâsıkçık", yani "yuvasından dışarı çıkan" denir. Münafık ve inkârcılara "fâsık" denmesinin sebebi, onların Rablerine itaatten ayrılmaları ve doğru yoldan çıkmalarıdır. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette, Rabbinin emrinden çıkanlar için "Rabbinin emrinden çıktı" (Kehf suresi, 18/50) buyurmuştur.
Tefsir âlimleri, bu ayet-i kerime'nin kimlere cevap olarak indiği hakkında çeşitli açıklamalarda bulunmuşlardır:
Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Mes'ud ve diğer bazı sahabilere göre bu ayet-i kerime, bundan önceki iki ayette örnekleri bahsedilen münafıklara cevaptır. Şöyle ki: Yüce Allah münafıkları, ateş yakıp da sonra ateşi sönen ve karanlık bir gecede yağmura yakalanan kimseye benzetince münafıklar: "Allah bu gibi örnekleri vermekten uzaktır. O, bu seviyelere inmekten yüce ve büyüktür" dediler. Yüce Allah da bu ayeti indirerek en zayıf yaratıklarından olan sivrisineği dahi örnek vermekten çekinmeyeceğini belirtmiş ve onları susturmuştur.
Rebi' b. Enes ise: "Yüce Allah bu ayet-i kerime'yi dünya için ve ondan bol pay alan yaratıklar için örnek vermiştir" demiştir. Şöyle ki, sivrisinek aç olduğu sürece yaşar, yiyip doyunca da ölür. Yüce Allah'ın, Kur'an-ı Kerim'de kendilerini örnek vermek istediği kavimler de böyledir. Onlar dünyadan tam paylarını alınca, Allah onları yakalayıverir. Rebi' b. Enes bu sözlerden sonra şu ayeti okumuştur: "Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında onlara her şeyin kapısını açtık. Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik. Hemen ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler." (En'am suresi, 6/44)
Katade ise bu ayetin, Kur'an'da bahsedilen sinek ve örümcek örneklerine karşı çıkan sapkınlara ve müşriklere cevap olduğunu, kendisinden başkalarını dost edinenlerin, ağını kendisine ev yapmaya kalkışan örümceğe benzediklerini (Ankebut suresi, 29/41), Allah'tan başka kendilerine tapınılan putların, bir sineği bile yaratamayacaklarını, sineğin kendilerinden bir şeyi kapıp kaçırması halinde, onu yakalayıp kaçırdığı şeyi almaktan bile aciz olduklarını (Hac suresi, 22/73) belirtince sapkınlar ve müşrikler "Örümcek ve sinek nasıl olur da burada bahsedilir? Allah bunları bahsetmekle neyi kastetmiş olabilir?" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah onlara cevaben bu ayeti indirdi ve Allah'ın, en zayıf varlıklarından sivrisineği dahi örnek vermekten çekinmeyeceğini belirtti.
Taberi bu açıklamalardan, birinci görüşün tercih edilmeye değer olduğunu söylemiş ve bundan önce gelen ayetlerin de münafıkların durumunu, belli olaylara benzettiğini, bu sebeple münafıkların bu benzetmelere karşı çıktıklarını, Yüce Allah'ın da bu ayeti indirerek, en zayıf varlıklarından biri olan sivrisineği dahi örnek vermekten çekinmeyeceğini belirtmiş ve böylece ayetin münafıklara cevap vermiş olduğunu açıklamıştır.
Taberi diyor ki: "Bu surede bahsedilen bir ayet-i kerime'nin, diğer surelerde bahsedilen ayetlere karşı çıkanlara cevap olduğunu söylemektense bu surede bahsedilen ayetlere karşı çıkanlara cevap olduğunu söylemek daha uygundur."