Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki O'na karşı gelmekten sakınasınız.
Ey insanlar, itaat ve ibadetinizi yalnızca Rabbinize adayın. O'ndan başka, yarattıklarından hiçbirine değil. Sizi, sizden önceki atalarınızı, ecdadınızı ve sizin dışınızdaki tüm varlıkları yaratan O'dur. Size zarar ve fayda vermeye gücü yeten de O'dur. Umulur ki O'nun kızgınlığı ve gazabı size isabet etmekten korunursunuz da, Rablerinin kendilerinden razı olduğu takva sahiplerinden olursunuz.
* Allah Teâlâ bu ayet-i kerimede, kalpleri kendisi tarafından mühürlendiği için uyanmaları veya uyanmamaları eşit olan kâfirlere, iman etmedikleri halde mümin olduklarını söyleyerek Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışan münafıklara ve diğer insanlara seslenmekte, onların Allah'a boyun eğmelerini, O'na itaat etmelerini, sadece O'nu Rab kabul edip O'na kulluk etmelerini, diğer put ve heykelleri bırakmalarını emretmektedir. Zira bu insanların da, onlardan önce geçen atalarının da yaratıcısı O'dur; putlarının ve heykellerinin yaratıcısı da O'dur.
Ayette geçen ve "İbadet edin" diye tercüme edilen emir, Abdullah b. Abbas tarafından "Allah'ı birleyin" şeklinde açıklanmış, Taberi ise bu "ibadet"in asıl anlamının "Allah'a itaatla boyun eğmek ve O'na teslimiyetle acizliğini göstermek" olduğunu söylemiştir.
Ayette zikredilen "Ey insanlar" ifadesinden maksat, Abdullah b. Abbas'a göre "kâfir ve münafık"lardır. Bu sebeple ifadesini "Birleyin" şeklinde açıklamıştır.
Ayet-i kerimenin sonunda "Rabbinize ibadet edin ki O'na karşı gelmekten korunmuş olasınız." buyurulmaktadır. Bu ifadede "umulur ki" anlamına da kullanılan kelimesi zikredilmektedir. Ancak burada "umulur ki" anlamına gelmeyip "için" anlamındadır. Bu sebeple ayet-i kerime bu son anlama göre açıklanmıştır