Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Kendi dinine uymadıkça Yahudi ve Hristiyanlar senden asla razı olmayacaklardır. De ki: “Hidayet ancak Allah’ın hidayetidir.” Yemin ki, sana ilim geldikten sonra onların arzularına uyarsan, Allah’tan sana ne dost ne de yardımcı olur.
Ey Rasûlüm, sen kendi dininden çıkıp Yahudi ya da Hristiyan olmadıkça, Yahudi ve Hristiyanlar senden asla razı olmayacaklardır. O halde onların rızasını ve muvafakatini istemeyi bırak, seni gönderdiği hakta Allah’ın rızasını aramaya yönel ve onlara de ki: “Doğru yol yalnızca Allah’ın yoludur. Aramızda hakkı batıldan ayıran da budur. Şimdi siz, Allah’ın kitabına ve açıklamalarına gelin. Kimin hak, kimin batıl olduğu, kimin cennet, kimin cehennemlik olduğu ortaya çıksın.” Ey Rasûlüm, eğer onların durumlarını açıklamam ve haberlerini sana anlatmamdan sonra bu Yahudi ve Hristiyanların heva ve heveslerine uyarsan, Allah’ın azabından ve intikamından seni koruyacak ne dost ne de yardımcı bulamazsın.
Resûlüllah’ın Yahudi ve Hristiyanları birlikte razı etmesi mümkün değildir. Çünkü Yahudiler Hristiyanlara, Hristiyanlar da Yahudilere karşıdır. Resûlüllah Yahudileri tutarsa Hristiyanlar darılacak, Hristiyanları tutarsa Yahudiler darılacaktır. Bu iki zıt grup bir arada bulunamayacağına göre her ikisini birden tutması da mümkün değildir. Bütün bunları birleştirecek ortak nokta, hepsinin Müslüman olmasıdır. Bu bakımdan hem Yahudi hem de Hristiyanlar Allah’ın doğru yolu olan ve onları birleştirecek İslam’a davet edilmiş, orada birleşmeye çağrılmışlardır.
Yahudi ve Hristiyan grupları sadece kendilerinin cennete gireceğini iddia etmişlerdir. Allahü Teâlâ da onlara cevaben: “Cennete girmek kişilerin isteklerine, heva ve heveslerine göre değil, Allah’ın rızası ve iznine göre olur.” buyurmuştur. Çünkü doğru yol, Yahudilik ve Hristiyanlık değil, Allah’ın doğru olduğunu beyan ettiği yoldur. O yolu tutan cennete girebilir. O yol da İslam’dır