Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Ey Rasûlüm, doğruyu söylemek gerekirse, seni hak ile gönderilen bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennemliklerden sorumlu tutulmayacaksın.
Ey Rasûlüm, seni, Allah’ın dinini, başka hiçbir dinin kabul etmediği hak olan İslam’ı taşıyan bir peygamber olarak gönderdik. Sana itaat edenleri dünyada zaferle, ahirette de sürekli nimetlerle müjdeleyici, sana isyan edenleri ise dünyada alçaklık ve rezillikle, ahirette de hakir düşüren azapla uyarıcı kıldık. Ey Muhammed, kâfir ve cehennemlik olanlardan sorumlu tutulmayacaksın.
Âyet-i Kerime’nin sonundaki “sorumlu tutulmayacaksın” ifadesi iki şekilde okunmuştur. Kurraların çoğu, Kur’an’da tespit edildiği gibi bu kelimeyi bir kez okumuştur.
Âyetin mealdeki açıklaması da bu okunuşa göre yapılmıştır. Medine kurralarının bazıları ise ayetin bu kısmını farklı bir şekilde okumuşlardır. Bu kıraat’a göre ayetin anlamı: “Şüphesiz ki seni hak olan İslam ile bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Sen, cehennemlikler hakkında bir şey sorma.” şeklindedir. Bu konuda Muhammed b. Kâb el Kurezi şu hadisi rivayet etmiştir: Bir gün Resûlullah: “Keşke babamın ve annemin ne durumda olduklarını bilseydim.” demiş. Bunun üzerine bu ayet nazil olmuş ve Resûlullah’a: “Sen, cehennemliklerin ne olduklarını sorma.” denmiştir.
Taberi, birinci kıraat şeklinin ve ayete ona göre anlam vermenin daha doğru olduğunu söylemiştir. Muhammed b. Kâb’tan nakledilen bu haberin sahih olmadığını, çünkü Resûlullah’ın cehennemdeki cehennemliklerin ne olacağını sormasının doğru olmadığını belirtmiştir.