Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
O, gökleri ve yeri benzeri olmadan yaratan Allah’tır. Bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece “Ol” der, o da hemen olur.
O, daha önce bir benzeri yaratılmamış ve örneği bilinmeyen göklerin ve yerin icadıyla yoktan var eden Allah’tır. Bir işe hüküm verip onun gerçekleşmesini istediğinde ona “Ol” der; o da istediği gibi gerçekleşir. İsa’nın yaratılışı da bu şekildedir.
Bu ayetler, “İsa Allah’ın oğludur” diyen Hıristiyanlara yanıt verir. Diğer ayetlerde de şöyle buyurulur: “O, gökleri ve yeri eşsiz bir şekilde yaratan Allah’tır. Eşi yokken çocuğu nasıl olabilir? Üstelik her şeyi yaratan da O’dur. O, her şeyi çok iyi bilendir.” (Buhârî, K. Tefsir el‑Kur’an, Sûre 2, bab 8). İman etmeyen bazıları “Rahman olan Allah çocuk edindi” demişler. “Yemin olsun ki siz ortaya çirkin bir şey çıkarıp iftira attınız.” “Bu iftiranın korkunçluğundan neredeyse gökler çatlayacak, dağlar parçalanacaktı.” (En’am Sûresi, 6/88‑95). Çünkü onlar, Rahman olan Allah’a çocuk isnat etmişlerdir. “Oysa Rahman olan Allah’ın çocuk edinmesi asla şanına yakışmaz.” “Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki, kıyamet günü Rahman olan Allah’ın huzuruna bir kul olarak çıkmasın.” “Şüphesiz ki Allah onları ilmiyle kuşatmış, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıştır.” “Kıyamet günü her biri Allah’ın huzuruna tek başına çıkacaktır.” (Meryem Sûresi, 19/88‑95)
Ayette geçen “Olmasını dileme” ifadesinin asıl anlamı “karar vermek ve bitirmek”tir.
Taberî şöyle diyor: “Allahü Teâlâ bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece ‘Ol’ der, o da olur.” Allah bir şeye “Ol” dediğinde, o şey hâlâ yok mu yoksa zaten var mı? Yokken “Ol” demek mümkün mü? Varsa, var olan bir şeye “Ol” demek yersiz olmaz mı? Çünkü var olması istenen şey zaten mevcuttur. Bu konuda âlimler tartışmıştır. Görüşleri şöyle:
* Bazı âlimler, ayetin özel bir anlam taşıdığını ve şu anlama geldiğini savunur: “Allah, var olan bir yaratığa hüküm veya emir verdiğinde o emir kesinlikle yerine gelir, gecikme olmaz.” Örneğin, İsrailoğulları hakkında “Maymunlar olmalarına hüküm verildi” ve bu emir hemen gerçekleşti. Aynı şekilde Karun’un ve evinin yerin dibine konulması emri de derhal yerine geldi. Canlı bir insanın ölümü ya da ölen birinin dirilmesi de bu tür bir hükümdür. Bu görüşe göre, Allah hâlihazırda olmayan bir şeye “Ol” dediğinde o şeyin hemen olması mümkün değildir; çünkü var olmayan bir şeye emir vermek mantıksızdır.
* Diğer bir grup âlim, ayetin genel bir ifade olduğunu ve hem var olan hem de henüz var olmayan varlıklara Allah’ın “Ol” emri verdiğinde o şeylerin derhal gerçekleştiğini söyler. Allah, henüz var olmayanlara da, var olanlara da emir verebilir; her iki durumda da emri anında gerçekleşir.
Taberî, ayetin genel bir ifade taşıması nedeniyle ikinci görüşü benimsemiş ve ayetin, hem yaratılmak istenenlere hem de zaten yaratılmış olan şeylere Allah’ın “Ol” emri verildiğinde o şeylerin derhal meydana geleceğini bildirdiğini belirtmiştir.