Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Onlar: “Allah bir oğul edindi.” dediler. O, bundan münezzehtir. Aksine, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Hepsi ona boyun eğmektedir.
Hıristiyanlar: “Allah bir oğul edindi. İsa Allah’ın oğludur.” dediler. Halbuki Allah çocuk edinmekten münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsini O yaratmıştır ve ona aittir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a itaat eder. O halde nasıl olur da O bir çocuk edinir? İsa da Allah’ın yarattığı kullardan biridir. Sıfatı bu olan Allah’ın çocuğu nasıl olur?
Hıristiyanlar, Allah’ın kullarının mescitlerde O’nun adını anmalarına engel olmak için Allah’a iftira atarak İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ettiler. Halbuki Allah, bu iddialardan beri münezzehtir. Çünkü göklerin, yerin ve orada bulunanların yaratılışı ve mülkiyeti Allah’a aittir. İsa da bu yaratıklardan biridir. O halde nasıl olur da Allah’ın oğlu olur?
Allahü Teâlâ, bu ayetle kendisine çocuk isnad eden Hıristiyanları yalanlamakta, onların sözlerinin sadece bir iftiradan ibaret olduğunu ortaya koymaktadır.
Ayette geçen ve “boyun eğme” olarak çevrilen kelime, müfessirler tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Katade, Mücahid, Süddi, İkrime ve Abdullah b. Abbas “itaat ederler” şeklinde açıklamışlardır. Buna göre cümlenin anlamı “Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah’a itaat etmektedir.” şeklindedir. Kâfirler, Allah’a itaat etmedikleri için Mücahid “Onların gölgeleri secde ederek Allah’a itaat eder.” demiştir. Süddi ise “Kıyamet gününde ister istemez itaat ederler.” şeklinde yorumlamıştır.
İkrime’ye göre ise “nun” kelimesinin anlamı “kulluklarını itiraf ederler” demektir.
Rebi’ b. Enese’ye göre ise “Kıyamet gününde Allah’ın huzurunda ayağa kalkacaklardır.” demektir.
Taberi, Arapçada “nun” kelimesinin “itaat etmek, ayağa kalkmak, konuşmak, itina etmek” anlamlarına geldiğini, ayetteki kelimenin “itaat ederler ve Allah’a karşı kulluklarını itiraf ederler” şeklinde yorumlanmasının daha isabetli olduğunu söylemiştir. Çünkü bütün yaratıklar, içinde taşıdıkları Allah’ın üstün sanatının işaretleriyle Allah’ın varlığını ve birliğini gösterir. Kendilerini yaratanı kabul ederler. Dilleriyle Allah’ın kulları olduklarını itiraf etmeyen kâfirler, kendi bedenlerindeki organları yalanlayarak Allah’ın yaratıcı olduğunu ilan ederler.
Taberi şöyle demiştir: “Nasılsanız anlamayan bir kesim, ayetteki ‘Hepsi ona boyun eğmektedir.’ kısmını sadece itaat ehlinin kastedildiği gibi yorumlamışlardır. Oysa genel bir ayeti, kabul görmüş bir delil olmadan özel bir şekilde yorumlamak doğru değildir. Kâfirlerin dilleriyle boyun eğmemeleri, bedenleriyle boyun eğmelerine engel değildir. Sonuç olarak her şey ve herkes neticede Allah’a boyun eğmektedir. Ayetin anlamı geneldir.”
Peygamberimiz, Allahü Teâlâ’nın bir hadis-i kudsi şöyle buyurduğunu bildirmiştir:
“Âdemoğlu beni yalanladı. Halbuki buna yakışmazdı. Âdemoğlu bana karşı çirkin sözler söyledi; bu da ona yakışmazdı. Onun beni yalanlaması, benim, âdemoğlu öldükten sonra kendisini aynı şekilde diriltemeyeceğimi sanmasıdır. Onun bana karşı çirkin sözler söylemesi ise, benim çocuğum olduğunu iddia etmesidir. Ben, kendimi eş ve çocuk edinmekten tenzih ederim.”