Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Bilmez misin ki, göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
Ey Rasûlüm, bilmez misin ki, göklerin ve yerin mülkü bana aittir? Orada dilediğim gibi hükmederim. Hükümlerimi dilediğim gibi kaldırır, değiştirir ya da olduğu gibi bırakırım. Ey müminler, sizin için Allah’tan başka bir yardımcı yoktur. Ondan başka işlerinizi yoluna koyacak, sizi destekleyecek ve düşmanlarınıza karşı size yardım edecek kimse de yoktur.
*
Taberi şöyle diyor: “Eğer şöyle denilecekse ki ‘Hazret-i Muhammed, Allah’ın her şeye kadir olduğunu, göklerin ve yerin mülkünün ona ait olduğunu bilmiyor muydu, Allah teâlâ ona bunları bildirdi mi?’ Cevap şu olur: ‘Ayetin başında Resûlullah’a hitap edilse de, devamından anlaşıldığı gibi asıl hitap onun ashabına ve müminlere yöneliktir. Arapçada bir kişiye hitap ederken önce o kişiye, sonra da topluluğa aynı anda seslenmek yaygın bir yöntemdir. Nitekim şu ayette de durum bu şekildedir: “Sen sadece Rabbinden sana vahyolunana uy. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Ahzâb Suresi, 33/2)’
Ayette “Dost” olarak çevrilen kelimenin asıl anlamı “işi üzerine alan” demektir. Allah teâlâ müminlerin bütün işlerini yönlendirir ve idare eder. Bu bağlamda O, onların veliyyü’l-emridir.
Ayette “Yardımcı” olarak çevrilen kelimenin anlamı ise “destekleyen, takviye eden” demektir. Allah, müminlerin yardımcısı ve destekleyicisidir.
Yahudiler “Nesh” olayını reddeder ve Tevrat’ın hükmünün sonsuza dek devam edeceğini söylerler. Bu ayet, Resûlullah’a hitap ederken, onların Tevrat hükümlerinin değişmesini reddetmelerini, İsa (aleyhisselam) ve Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in peygamberliklerini inkâr etmelerini kınar; göklerin ve yerin mülkünün Allah’a ait olduğunu, Allah’ın orada dilediğini yapma yetkisine sahip olduğunu, Yahudilerin Allah’ın mülkünde karar verme hakkının olmadığını bildirir; ayrıca Resûlullah’a ve müminlere Allah’ın emirlerine boyun eğmelerini hatırlatır.