Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Bazılarının okuma ve yazma yeteneği yoktur. Birkaç kuruntu dışında kitabı bilmezler; sadece zanda bulunurlar.
Bu Yahudiler arasında, okuyup yazmayan, hiçbir şey bilmeyen bir halk kesimi vardır. Tevratı ve içindekileri bilmezler; fakat yalan uydururlar. Boş, yalan ve günah sözler söyleyip dururlar. Sadece şüphe içinde yaşarlar. Gerçekçi olduklarını zannederler ama aslında boşun peşindedirler.
Ayette bu insanlar “zan peşinde koşmak”la nitelendirilir. Çünkü âlimlerinden ve yöneticilerinden duydukları sözlerin Allah’ın kitabından alındığını sanarlardı. Oysa bu sözler Allah’ın kitabından gelmemişti. Böylece Allah’tan gelen şeyleri tasdik etmeyi bırakarak, büyüklerinin ve yöneticilerinin haber verdiklerine tabi oldular.
Ayette bahsedilen bu sınıf, haham ve din adamlarının saptırdığı cahil halk kesimidir. Adeta mezbahaya götürülen koyunlar gibi, kendilerine ne yapılacağını, nereye sürükleneceklerini bilmezler.
Bu tür insanlar, yanlış bir anlayışla Allah’ın “Halım” sıfatına sığınırlar. “Halım” sıfatı, Allah’ın affedici, sert davranmayan özelliğidir. Böylece kendi sapkınlıklarını düzeltmek yerine Allah’ın “Halım” sıfatına sarılarak, günah işleseler de affedileceklerini umarlar. Böylece kendilerini tatmin ederler. Allah’ın aynı zamanda hak edenlere cezalarını verdiğini unutarak yaşamaya devam ederler.