Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Onlar “Rabbine dua et, bize rengini söyle.” dediler. Musa dedi ki: “O, görenlerin hoşuna giden sapsarı bir sığırdır.”
Onlar Musa’ya inat ederek: “Rabbine sor, rengi nasıl?” diye bağırdılar. Siyah mı yoksa sarı mı? Musa onlara şöyle cevap verdi: “Allah Teâlâ diyor ki: O sapsarı bir sığırdır. Görünüşü ve şekliyle bakanların çok hoşuna gider.”
İsrailoğulları bu isteğiyle, kendilerine gereksiz bir şeyi tekrar yapıp kendilerini zor duruma sokmuşlardır. Bu yüzden Allah onları zor bir hâle düşürmüş ve sığırın belli bir renkte olduğunu bildirmiştir.
Ayette geçen ve “san” olarak çevrilen kelime, Hasan‑ı Basri tarafından “simsiyah” şeklinde açıklanmış, Said b. Cübyer ve yine Hasan‑ı Basri tarafından “boynuzları ve tırnakları san” denilmiştir.
Taberi, “san” kelimesinin pekiştirme sıfatı olduğunu ve “net sarı” anlamına geldiğini belirterek, burada kastedilenin “sapsarı” olduğunu söylemiştir.
Ayette sığırın, görenlerin hoşuna giden bir sığır olduğu belirtilmiştir. Vehb bu ifadeyi şöyle yorumlamıştır: “Sığıra bakıldığında sanki güneş ışıkları derisinden çıkıyormuş gibi görünür ve bakanları hayran bırakır.”