Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
«Artık bunu o zamankilere ve ondan sonrakilere ibret verici bir ceza, takva sahiplerine de bir öğüt yaptık.»
Yani onlara verdiğimiz azap ve kıyamet, işledikleri günahların karşılığıdır. Günahlarının cezasını gördüler. Bu azabı ve kıyameti, sonraki nesiller ders alsın ve aynı akıbeti yaşamasınlar diye ibret kıldık. Eğer öncekilerin işlediği günahı, sonrakiler de işlerse aynı kıyamet ve aynı azap onların da başına gelecektir. Herkes yaptığının karşılığını görecektir.
Biz, öncekilerin başına gelen felaketi ve azabı Ahir Zaman Peygamberi'nin ümmetine ibret verici bir öğüt yaptık. Böylece onlardan ibret alıp Allah'tan korksunlar, öncekilerin düştüğü hataya düşmesinler.
İmam Ebû'l-Leys, Abdullah İbni Mes'ud'dan nakletmiştir: «Allah'ın emrine karşı gelerek maymun ve hınzıra benzeyenler kimdir?» diye sorulmuş. «Bunlar maymuna ve hınzıra benzetilenler mi? Yoksa başka bir kavim mi?» Abdullah şöyle yanıtlamış: «Allah kimsenin yüzünü maymuna ve hınzıra benzetmemiştir. Bunlar önceden yaratılmış bir kavimdir, onlar da onların neslindendir.»