Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Kitap ehli “Yahudi ya da Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız.” dediler. Oysa Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: “Hayır, biz İbrahim’in dinine uyarız. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.”
Yahudiler Müslümanlara “Yahudi olun ki doğru yolu bulasınız.” dedi. Hıristiyanlar da “Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız ve hakka ulaşın.” dedi. Ey Rasûlüm, onlara şöyle söyle: “Biz Yahudi ve Hıristiyanlara tabi değiliz, onların dinine uymuyoruz. İbrahim’in, putlara tapmayan, hakka yönelen Hanif dinine bağlıyız. O, hiçbir zaman müşriklerden olmadı.”
Bu yüzden hep birlikte Allah’ın seçtiği, razı olduğu ve bizim de şahit olduğumuz İbrahim’in dinine, yani İslam’a yönelmeliyiz. Diğer dinlerden vazgeçelim; çünkü İbrahim’in dini Hanif dini, yani İslam’dır. Ona ve onun dinine uyan kişi Hanif olur; yani gerçek dine uymuş olur.
Kur’an’da Hazreti İbrahim’in Hanif olduğu belirtilir. Müfessirler Haniflik kavramı hakkında farklı görüşler ortaya koymuşlardır.
a) Hasan-ı Basri, Atiyye, Mücahid, Dehhak ve Abdullah b. Abbastan nakledilen görüşe göre “Hanif” kelimesinin asıl anlamı “hac yapan” demektir. Hazreti İbrahim, hac ibadetinde öncü olduğu ve ilk hacı olduğu için “Hanif” ve “Haniflik” terimleri ona verilmiştir. Bu görüşe göre, Hazreti İbrahim’in dinine uyarak hac ibadetini yerine getiren herkes Müslümandır ve Haniftir; hac yapmak da Hanifliktir.
b) Mücahid’in naklettiği bir başka görüşe göre Hanif, “uyan ve ona tâbi olan” demektir. Bu açıklamaya göre Hazreti İbrahim’in dinine uyanlara Hanif denir.
c) Bazı âlimler Hanifi “sünnet olan” olarak tanımlar. Hazreti İbrahim’in dinine “Hanif dini” denmesinin nedeni, onun ilk sünneti olan kişi olmasıdır. Bu görüşe göre “Hanif dini”, “sünnet olanların dini” anlamına gelir.
d) Süddiye’ye göre Hanif, “içten” demektir.
e) Diğer bir grup âlim ise Hanif’i “İslam” olarak tanımlar. Hazreti İbrahim’in dini İslam’dır; bu yüzden ona tam uyan kişi Hanif, yani Müslümandır.
Taberi şöyle der: “Bana göre Haniflik, Hazreti İbrahim’in dininde tam doğru olmak ve ona göre yaşamaktır. Hanifliğin sadece hac yapmak olduğunu söylemek doğru değildir; aksi takdirde hac yapan müşrikler de Hanif sayılmalı ki bu, Allah’ın Hazreti İbrahim’in Hanif olduğunu ve müşriklerden olmadığını bildirmesiyle çelişir. Aynı şekilde Hanifliğin sünnet olmak anlamına geldiğini söylemek de yanlıştır; aksi takdirde bütün sünnet olanlar Hanif olur, ki Allah bu görüşe de yer vermemiştir. Allah şöyle buyurur: ‘İbrahim ne Yahudi ne de Hıristiyan idi; o doğruya yönelmiş bir Müslümandı, müşriklerden değildi.’ Böylece Haniflik, Hazreti İbrahim’in dinine tam uymaktır. Ona uymayanlar Hanif sayılmaz, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi başka isimlerle anılır.”