Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Bir zamanlar Rabbi İbrahim’i bir dizi emirle imtihan etti ve o da bu emirleri yerine getirdi. Allah ona “Seni insanlara imam yapacağım” dedi. İbrahim de “Soyumdan da imamlar yap” dedi. Allah ise “Zalimler vaadime ulaşamazlar” diye yanıtladı.
Hatırlayın, bir zaman Allah, peygamberi ve dostu İbrahim’i bir dizi emir ve sorumlulukla imtihan etti ve bunları yerine getirmesini istedi. İbrahim bu emirleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdi ve imtihanı başarıyla tamamladı.
Bunun üzerine Rabbi ona şöyle dedi: “Ey İbrahim, seni hayırlarda insanlara öncü yapacağım; seni rehber edinecekler ve senin yaptıklarına uyacaklar. Sen insanların önünde yürüyerek, onların senin yolunu takip etmelerini ve seni örnek almalarını sağlayacaksın.” İbrahim de “Ey Rabbim, soyumdan da kendilerine uyulacak imamlar yap” dedi. Rabbi de “Peygamberliğe ve hayırlarda önderliğe, soyundan zalim olanlar ve doğru yoldan ayrılanlar ulaşamaz; onlar için ilahi bir vaad yoktur” diye yanıtladı.
Ayette, Allah’ın Hazreti İbrahim’i bir dizi emirle imtihan ettiği belirtilir. Müfessirler, bu emirlerin neler olduğu konusunda farklı görüşler ortaya koymuşlardır.
**a) İkrime’nin Abdullah b. Abbas’tan naklettiğine göre**, Hazreti İbrahim’in imtihan edildiği emirler, İslam’ın temel esaslarından sayılan otuz husustur. Abdullah b. Abbas bu ayeti şöyle izah eder: “Bu dinde imtihan edilen hiçbir kimse bu dini hakkıyla ayakta tutamamıştır; ancak Allah’ın peygamberi ve dostu İbrahim (aleyhisselam) tutabilmiştir. Allah onu bir dizi emirle imtihan etmiş, İbrahim de bu emirleri hakkıyla yerine getirmiştir. Bu sebeple Allah, İbrahim’e bir İbranâme (kutsal kitap) indirmiştir.” Bu otuz temel esastan on tanesi Ahzab suresinde, on tanesi Tevbe suresinde, diğer on tanesi ise Mü’minûn ve Mearic surelerinde yer alır. Ahzab suresinde (33/35) belirtilenler: Müslüman erkek ve kadınlar, ibadete devam edenler, sadıklar, sabırlılar, Allah’tan hakkıyla korkanlar, sadaka verenler, oruç tutanlar, iffetlerini koruyanlar, Allah’ı çokça zikredenler ve Allah’ın mağfiret ve büyük mükâfat hazırladığı belirtilir. Tevbe suresinde (9/112) ise: Günahlarından tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, yolunda seyahat edenler, rüku ve secde edenler, iyiliği emredip kötülüğü yasaklayanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları koruyanlar sayılır. Mü’minûn suresinde (23/1) ve Mearic suresinde (70/22‑35) ise namaz, zekat, iffet, mahrem yerlerin korunması, emanet ve sözlerine riayet, şahitlik, namazın layıkıyla kılınması gibi davranışlar vurgulanır.
**b) Tavus b. Keysan’ın Abdullah b. Abbas’tan naklettiğine göre**, Hazreti İbrahim’in yerine getirdiği on emir, İslam’ın temizlikle ilgili on hususudur. Baş ile ilgili beş emir: bıyık kesmek, ağıza su vermek, buruna su vermek, misvak kullanmak ve saçı taramak. Vücudun diğer kısımlarıyla ilgili beş emir: tırnakları kesmek, avret mahallerini traş etmek, sünnet olmak, koltuk altı kıllarını temizlemek ve büyük‑küçük abdest bozulmalarından sonra taharet almak.
**c) Haneş’in Abdullah b. Abbas’tan naklettiğine göre**, Hazreti İbrahim’in imtihan edildiği on husus arasında altısı vücut temizliği, dördü ise hac ibadetleriyle ilgilidir. Vücutla ilgili emirler: avret mahallerini traş etmek, sünnet olmak, koltuk altı kıllarını temizlemek, tırnakları kesmek, bıyık kesmek ve Cuma günü boy abdesti almak. Hacla ilgili dört emir: Kabeyi tavaf etmek, Safa ile Merve arasında sa’y yapmak, şeytanı taşlamak ve Arafattan Muzdelife’ye varmak.
**d) Ebû Salih, Mücahid, İklime ve Rebi’ b. Enes’in Abdullah b. Abbas’tan naklettiği bir görüşe göre**, Hazreti İbrahim’in imtihan edildiği hususlar, ayette geçen insanlara imam olması ve sonraki 127 ayete kadar devam eden hacla ilgili konulardır. Kâbe’nin bir sevap kazanma ve güven yeri olarak inşa edilmesi, İbrahim ve oğlu İsmail’in Kâbe’yi temizlemesi ve temellerini atması bu emirler arasındadır.
**e) Katadeye ve Temimi’nin Abdullah b. Abbas’tan naklettiğine göre**, Hazreti İbrahim’in imtihan edildiği ve yerine getirdiği emirlerin amacı hac ibadetleridir.
**f) Hasan-ı Basri’ye göre**, İbrahim’in imtihan edildiği hususlar yıldızlar, ay, güneş ve ateşle ilgili deneyimler ve sünnet olma emridir. Ayetlerde şöyle anlatılır: “Gece bir yıldız gördü ve ‘İşte benim Rabbim budur’ dedi. Yıldız kaybolunca ‘Kaybolanları sevmem’ dedi. Ay doğarken ‘Benim Rabbim budur’ dedi, kaybolunca ‘Rabbim beni doğru yola sevketmeseydi sapık olurduk’ dedi. Güneş doğarken ‘Benim Rabbim budur, bu daha büyüktür’ dedi, kaybolunca ‘Ey kavmim, ortak koştuğunuz şeylerden uzaktayım’ dedi. Ateşe ise ‘İbrahim’e karşı soğuk ve selamet ol’ denildi.” (Enbiya suresi, 21/68‑69; Mearic suresi, 70/22‑35)
**g) Süddiye’ye göre**, ayetteki vaadin amacı, ayetten sonraki 129. ayete kadar devam eden ve Hazreti İbrahim’in Rabbinden istediği hususlardır. Örneğin: “Ey Rabbimiz, bunu bizden kabul et. Şüphesiz ki sen çok iyi işiten ve çok iyi bilensin.” (Saffat suresi, 37/101‑107)
Taberi, ayette Hazreti İbrahim’in bir dizi emirle imtihan edildiğini ve bu emirleri eksiksiz yerine getirdiğini belirtir. Bu emirlerin tamamı ya da bir kısmı olabilir; ancak kesin bir hadis ya da icma bulunmadığı için, İbrahim’in hangi emirlerle imtihan edildiği konusunda kesin bir yargıya varılamaz.
Ayette ayrıca “Zalimler vaadime ulaşamazlar” denir. Müfessirler bu vaadin neyi kapsadığı konusunda farklı görüşler ortaya koymuşlardır:
- Süddiye: Vaad, peygamberliktir; zalim ve müşrikler buna ulaşamaz.
- Mücahid ve İkrime: Vaad, imamlık ve önderliktir; zalimler mü’minlere önderlik edemez.
- Abdullah b. Abbas: Vaad, zalimlere itaat etmeme sözüdür; zalimlere itaat edilemez.
- Katade ve İbrahim en‑Nehaiye: Vaad, ahirette eman (güven) vermektir; zalimler bu güvene ulaşamaz.
- Rebi’ b. Enes ve Dehhaka: Vaad, Allah’ın dinidir; zalimler Allah’ın dinine bağlı kalmaz.
- Diğer görüşler: Vaad, Allah’ın lütfu ve önderlik hakkıdır; bu lütuf düşmanlara değil dostlara verilir.
**İbrahim (aleyhisselam) hakkında kısa bilgi:** İbrahim, Azer adlı bir şahsın oğludur, Babil’de doğmuş ve iki yüz yıl yaşamıştır. Babil halkı putlara, aya, güneşe ve yıldızlara tapardı; hükümdarı Nemrut’tu. İbrahim, bu kavme peygamber olarak gönderildi, Allah ona on sahife (kitap) verdi ve emir‑yasakları tebliğ etti. Kavme uymayanlar, Nemrut’un büyük bir ateş yakıp İbrahim’i mancınıkla ateşe atmasını istedi; ancak ateş Allah’ın izniyle İbrahim’i yakmadı ve ateşin yeri güllük bir cennete dönüştü. Bu mucizeden sonra bazıları iman etti, bazıları ise inkâr etti.
İbrahim, iman edenlerle birlikte Babil’den Şam’a hicret etti, ardından Mısır’a, Kenan’a ve Kudüs civarına yerleşti. Daha sonra Hicaz’a giderek oğlu İsmail ile birlikte Kâbe’yi inşa etti.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem), Hazreti İbrahim’in oğlu Hazreti İsmail’in soyundan gelmektedir. Hz. İbrahim, “Ülül Azim” (büyük azim sahibi) olarak nitelendirilen beş büyük peygamberden biridir; diğerleri Nuh, Musa, İsa ve ahir zaman peygamberi Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’dir.