Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Onlar: “Cennete ancak Yahudi olanlar ya da Hıristiyan olanlar girecek.” dediler. Bu onların kuruntularıdır. De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, delilinizi getirin.”
Yahudiler: “Cennete ancak Yahudiler girecek.” Hıristiyanlar da “Cennete ancak Hıristiyanlar girecek.” dediler. Bunlar nefislerinden kaynaklanan asılsız hayallerdir. Delilsiz, dayanaksız bir şekilde Allah’a besledikleri kuruntulardır. De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, iddia ettiğiniz hususa dair delillerinizi getirin.”
Başka bir ayette de Yahudi ve Hıristiyanların, Allah’ın dostları olduklarını iddia etmelerine yanıt verilir: “Yahudiler ve Hıristiyanlar: ‘Biz Allah’ın oğulları ve dostlarıyız.’ dediler. Onlara de ki: ‘O halde niçin günahlarınızdan dolayı size azap ediyorsunuz?’ Hayır, siz de Allah’ın yarattığı birer insansınız. Allah dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkiyeti Allah’a aittir. Dönüş sadece O’na olacaktır.” (Maide suresi, 5/18)
Ayette geçen “Yahudi olanlar” ifadesinin açıklamasıyla ilgili iki görüş vardır.
Birinci görüşe göre bu kelime “tevbe eden, hakka yönelen” anlamındaki kelimenin çoğuludur. Diğer görüş ise bu kelimenin mastar olduğunu, çoğul sıfat yerine kullanıldığını, yani “hidâyette olanlar” demek olduğunu savunur.
Bazılarına göre de “de” kelimesinin kısaltmasıdır. “Übey b. Kâb’ın kıraatına göre bu kelime bu şekildedir.” denir.
Ayette sonunda “Eğer doğru söylüyorsanız delillerinizi getirin.” denir. Allah burada Peygamberi Hz. Muhammed’e (s.a.v.) Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanları, hepsi için adil bir hüküm getirmeye davet eder. Bu, her bir mezhebin iddiasının doğruluğunu kanıtlayacak kesin bir delil getirmesidir. Ayet, “Cennete ancak Yahudiler girecek” diyen Yahudilere ve “Cennete ancak Hıristiyanlar girecek” diyen Hıristiyanlara iddialarını ispatlayacak delil getirmelerini isterken, aslında bu tür iddiaları yalanlamaktadır. Çünkü onların bu iddiaları kanıtlayacak bir delil sunamayacakları açıktır. Bundan sonraki ayet ise yalnızca Allah’a boyun eğen müminlerin ahirette mükâfat bulacaklarını bildirerek, açıklanan ayetin bu anlamını pekiştirir