Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Şüphesiz Musa'ya kitabı verdik ve ondan sonra her birinin ardından peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da açık mucizeler verdik ve onu Ruhul Kudüs ile destekledik. Her peygamber size nefislerinizin istemediği bir şey getirdiğinde, onlara karşı kibir mi sergiliyorsunuz, bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyor musunuz?
Biz Musa'ya Tevrat'ı verdik. Ardından peygamberleri, Tevrat'ı uygulamaları için peş peşe gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya ise ölüleri diriltme, körleri ve cüzzamlıları iyileştirme gibi açık mucizeler ve deliller verdik. Onu, diğer adıyla Ruhul Kudüs olan Cebrail ile destekledik ve ona yardım ettik. Ey Yahudi topluluğu, peygamberlerden biri nefislerinizin istemediği bir şey getirdiğinde, şımararak ve böbürlenerek onlara karşı büyüklük taslıyor musunuz? Peygamberlerden İsa ve Muhammed gibi bazılarını yalanladınız, Zekeriyya ve Yahya gibi bazılarını ise öldürdünüz. Peygamberlere karşı tutumunuz her zaman böyle olmuştur.
Ayette geçen “Ruhul Kudüs”ten kastedilen, Katade, Dehhak ve Rebi' b. Enese'ye göre Cebrail'dir. İbn Zeyd'e göre İncil'dir. Dehhak'ın Abdullah b. Abbastan naklettiğine göre ise Ruhul Kudüs, Hazreti İsa'nın kendisini zikrederek ölüleri dirilttiği isimdir.
Taberi şöyle diyor: “Ruhul Kudüs’ün Cebrail olduğu görüşü daha doğrudur. Çünkü bu ayette Allah, hem İsa’yı Ruhul Kudüs ile desteklediğini hem de ona kitap ve hikmet verdiğini belirtmiştir. Bu da Ruhul Kudüs’ün İndiden başka bir şey olduğunu gösterir. Aksi takdirde İncil’in ayette iki kez geçmesi, ilahi kelamın az sözcükle öz anlamı ifade etme özelliğine uymaz.
Taberi’nin delil gösterdiği ayette şöyle buyruluyor: “O gün Allah şöyle der: ‘Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Seni Ruhul Kudüs ile desteklemiştim. Beşikte iken ve ergenliğe eriştiğinde insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevratı ve İncil’i öğretmiştim…’” (Maide Suresi, 110)
Cebrail’e “Ruhul Kudüs” adı verilmiştir. Aslında annesiz babasız yaratılanlara “Ruh” denir. Hazreti İsa’ya da “Ruh” denilmesinin nedeni budur. “Kudüs” kelimesinin lügat anlamı “temiz” demektir. Cebrail’in isminde kullanılan “Kudüs” kelimesinin neyi ifade ettiği çeşitli şekillerde açıklanmıştır.
Süddiye’ye göre burada “Kudüs”ten kastedilen “bereket”tir. Ebû Cafere göre “rab” demektir. İbn Zeyd ve Kâ'bul Ahbar’a göre ise Allah’ın bir sıfatıdır. Bu görüşe göre “Ruhul Kudüs” demek “Allah’ın ruhu” anlamına gelir ve bu isim Cebrail’e verilmiştir. İbn Zeyd, ayette Allah’ın sıfatı olarak geçen kelimenin aynı anlamda olduğunu göstererek görüşünü delillemiştir. Ayette şöyle buyrulmaktadır: “O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan, hükümran, kuddûs (kusursuz) olan Allah’tır.” (Haşr Suresi, 59/23)
Ayetin sonunda Allah, Yahudi topluluğuna hitaben şöyle diyor: “Ey İsrailoğulları, size peygamber olarak gönderdiğimiz Musa'ya Tevrat'ı verdik. Musa'dan sonra da Tevrat’la görev yapan peygamberler gönderdik. Sonra da Meryem oğlu İsa'ya çeşitli mucizeler verdik ve onu Cebrail ile destekledik. Şimdi ise size, heva ve hevesinize uymayan her peygamber geldiğinde şeytanı önder edinerek böbürleniyor ve onlara karşı gurur mu duyuyorsunuz? Bu peygamberlerden bir kısmını yalanladınız, diğer bir kısmını ise öldürdünüz. Ve hâlâ peygamberi öldürmek istiyor musunuz?”