Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Biz ona en zor olanı kolaylaştırırız.
Âyette geçen “en zor olan” ifadesi, Allah’ın hoşlanmadığı ve işlenirse cehenneme götüren amelleri kastediyor.
Bu ayetler, Allah’ın iyi amelleri yapanları hayra ulaştıracağını, kötü amelleri yapma eğiliminde olanları ise nefsleriyle baş başa bırakacağını bildiriyor. Bu konuyu açıklayan ayetler ve hadisler çoktur.
Hazreti Ali şöyle diyor:
“Biz, Baki el‑Ğarkad’da bir cenazedeydik. Resûlullah geldi, oturdu. Biz de onun etrafında oturduk. Elinde bir çubuk vardı, başını yere eğdi ve çubukla yeri eşeliyordu. Sonra şöyle buyurdu: ‘Sizden ve doğacak bütün çocuklardan hiçbirinin cennette ve cehennemdeki yeri, şaki ya da Said olacağı yazılmamıştır.’ Bir adam: ‘Ey Allah’ın Resûlü, şimdi biz Allah’ın yazdığına güvenerek amel işlemeyi bırakalım mı? Çünkü bizden saadet ehliyse saadet ehline, şakavet ehliyse şakavet ehlinin amelini yapmaya gider.’ dedi. Resûlullah da: ‘Saadet ehli, saadet ehlinin amelini yapmaya muvaffak olur. Şakavet ehli de şakavet ehlinin amelini yapmaya muvaffak olur.’ buyurdu ve ardından: ‘En güzel olanı (İslam inancını) tasdik ederseniz “Biz onu en kolay olana muvaffak kılacağız.”, fakat kim cimrilik eder, Allah’a ihtiyacı yokmuş gibi davranırsa ve en güzel olanı (İslam akidesini) yalanlarsa “Biz ona en zor olanı kolaylaştırırız.” ayetlerini okur.’” Buhari, K. Tefsir el‑Kur’an, Sûre: 92, bab: 6
Taberî aynı hadisin benzerini, Cabir b. Abdullah, Beşir b. Ka‘b ve Nizal b. Sebra (radıyallahü anhüm)dan rivayet etmiştir.
Cabir b. Abdullah, Resûlullah’tan (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle sormuş: “Ey Allah’ın Resûlü, biz bitmiş bir şey için mi amel ediyoruz, yoksa olacak bir şey için mi?” Resûlullah “Bitmiş bir şey için.” diye yanıtlamıştır. Bunun üzerine Şüreka: “O hâlde niçin amel işleniyor?” diye sormuş. Resûlullah: “Her amel işleyene ameli kolaylaştırılır.” buyurmuştur. Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.3 s. 335.