Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Yemin ederim, gerçekten insanı zorluk içinde yarattık.
"Yemin ederim, gerçekten insanı yarattık": bu da Kasemin cevabıdır.
İnsandan kimlerin kastedildiği konusunda beş görüş vardır:
1. O, cins isimdir; bu anlam İbn Abbâs’ın görüşünden çıkarılmıştır.
2. O, Ebû el‑Şeddeyn el‑Cumahi’dir; bu isim el‑Müddessir 29 ve el‑İnfitar 5. ayetlerde geçer. Bunu da Hasan söyler.
3. O, Haris İbn Nevfel’dir; bir günah işlediği için Peygamber (s.a.v.) ona kefaret vermesini buyurmuş, o da: “Bütün malımı Muhammed’in dinine girdikten sonra kefaret ve nafakalar için harcadım,” demiştir. Bunu da Mukâtıl söyler.
4. Âdem aleyhisselâm’dır; bunu da İbn Zeyd söyler.
5. Velid b. Muğire’dir; bunu da Sa‘lebî nakleder.
“Fi kebed”:
Bu konuda da üç görüş vardır:
1. Yorgunluk içinde; bunu el‑Valibi, İbn Abbâs’tan rivayet eder; Hasan, Mücâhid, Said b. Cübeyr ve Ebû Ubeyde de aynı şekilde söyler. Çünkü onlar “zorluk içinde” demişlerdir.
Hasan şöyle der: “Bollukta şükre, darlıkta sabra dayan; insan bu ikisinden birine aittir; dünya sıkıntılarından ve ahiret zorluklarından kurtulamaz.”
İbn Kuteybe şöyle der: “Baskın zorluk ve dünya‑ahiret işlerinin sıkıntısı içindir.” Buna göre kebed, “mükabede”den gelir ve “didinmek” anlamındadır.
2. Anlamı şu şekildedir: O, iki ayak üzerine dik yürüyebilecek şekilde yaratılmıştır; diğerleri ise dik durmaz. Bunu da Mukassim, İbn Abbâs’tan rivayet eder; İkrime, Dahhâk, Atıyye ve Ferrâ’ da aynı şekilde söyler. Bu görüşe göre kebed, “dik ve doğru olmak” demektir.
3. Gökyüzünün ortasında; İbn Zeyd şöyle der: “Yemin ederim, gerçekten insanı yarattık,” yani Âdem’i “fi kebed” gökyüzünün ortasında