Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Yemin olsun fecre, on geceye, her çift ve tek'e, gelip geçtiği zaman geceye. Şimdi bunda akıl sahibi için bir yemin var mı? (Akıl sahibi için bunların her biri yemin etmeye değer mi?)
Âyette geçen “fecr” kelimesinin anlamı, Abdullah b. Abbas’tan nakledilen bir rivâyete göre “gündüz”dür. Başka bir rivâyete göre “sabah namazı”dır. İkrime’den nakledilen bir başka rivâyete göre ise “sabah vakti”dir.
Hazret-i Ali, Mücahid ve Süddi de “fecr” kelimesini sabah vakti olarak açıklamışlardır.
Âyette geçen “on gece”den maksat, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Zübeyr, Mesruk, İkrime, Mücahid, Katade, Dehhak ve İbn-i Zeyd’e göre Zilhicce ayının ilk on gecesidir. Diğer bazı âlimlere göre ise Muharrem ayının ilk on gecesidir.
Taberi, Cabir b. Abdullah’tan nakledilen bir hadisi delil göstererek bu on gecenin Zilhicce ayının ilk on gecesi olduğunu söylemiştir. Cabir b. Abdullah, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivâyet eder:
“On gece, kurban bayramının on gecesidir. Tek olan Arefe günüdür. Çift olan ise bayram günüdür.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.3, S.327)
Arefe günü, Zilhicce ayının dokuzuncu günü olduğundan “tek” bayram, Zilhicce’nin onuncu günü olduğundan da ona “çift” ismi verilmiştir.
Âyette geçen “her çift ve tek” ifadesinin neyi kastettiği konusunda müfessirler farklı açıklamalarda bulunmuşlardır.
Abdullah b. Abbas, İkrime, Dehhak ve Katade’den nakledilen bir görüşe göre “her çift”ten maksat kurban bayramı günü, “tek”ten maksat ise kurban bayramının birinci gününden sonra gelen üçüncü gündür. Bu günlere işaret eden ayet şöyledir: “Allah’ı sayılı günlerde zikredin. Kim iki gün içinde acele edip dönerse ona bir günah yoktur. Kim de geri kalırsa ona da bir günah yoktur. Bu, Allah’tan korkanlar içindir. O halde Allah’tan korkun ve bilin ki mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.” (Bakara Sûresi, 2/203)
Abdullah b. Abbas, Mücahid ve Ebû Salih’tan nakledilen başka bir görüşe göre “her çift”ten maksat bütün yaratıklar, “tek”ten maksat ise Allah’tır. Mücahid şöyle der: “Allah’ın yarattığı her şey çifttir: gökler, yer, deniz, kara, insan, cin, güneş ve ay gibi. Allah ise tektir.”
Hasan-ı Basri ve Mücahid’den nakledilen bir başka görüşe göre, “her çift ve tek”ten maksat yaratılan varlıklardır; çünkü bazıları çift, bazıları tektir.
Katade, İmran b. Husayn, Rebi’ b. Enes: “Her çift ve tek’tan maksat namaz vakitleridir.” demişlerdir. Çünkü bu namazların bazıları çift (sabah, öğle gibi), bazıları tek (akşam gibi)dır. İmran b. Husayn’dan rivâyet edilen bir hadis bu görüşü destekler: “Resûlüllah’tan her çift ve tek’in ne olduğu soruldu, o da: ‘Bunlar namazdır. Namazların bazıları çift, bazıları da tektir.’” (Tirmizi, K. Tefsir el‑Kur’an, Sûre: 89, Hadis no: 3342)
Taberi, ayette geçen “çift ve tek” kelimelerinin genel bir anlam taşıdığını, Allah’ın her çift ve tek’e yemin ettiğini ve bunları belirli bir şeye tahsis etmenin doğru olmadığını söyler. Bu ifadeyle, kendisinin de rivâyet ettiği hadislerin sıhhatine güvenmediğini gösterir.
“Gelip geçtiği zaman geceye yemin olsun ki.” ayetinde geçen “gece”den maksat, İkrime’ye göre Hac sırasında akşam namazı ile yatsı namazının birleştirilerek kılındığı Müzdelife gecesidir.
Allah, bu ayetlerde Hac ve namaz gibi ibadetlere ve bu ibadetlerin yapıldığı vakitlere yemin etmiş, kendisinden korkan kulları için bunların önem taşıdığını bildirmiştir. Sonraki ayetlerde ise isyan eden kavimlere çok veciz bir dille şöyle seslenir: