Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Sonra o gün, verilen her nimetten sorguya çekileceksiniz.
Kıyamet gününde, dünyada iken size verilen nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz. Onları nereden kazandığınızdan, nasıl kullandığınızdan ve nereye harcadığınızdan sorguya çekileceksiniz.
Müfessirler bu ayette ahirette hesap verileceği söylenen nimetlerin hangi nimetler olduğu konusunda çeşitli görüşler ortaya koymuşlardır.
Abdullah b. Mes‘ud, Şa‘bi, Mücahid ve Süfyan es‑Sevri’ye göre burada hesap verilecek olan nimetler, emniyet ve sağlık nimetleridir.
Abdullah b. Abbas ve Hasan‑ı Basri’ye göre hesap verilecek olan nimetler, göz, kulak ve beden sağlığıdır. Allah, kendisinin daha iyi bildiği halde onları nerede kullandığınızı soracaktır.
Mücahid ve Katade’den nakledilen başka bir görüşe göre ahirette sorulacak olan nimet, insanın dünyada zevk aldığı bütün nimetlerdir.
Diğer bazı alimler, ahirette hesap verilecek nimetlerin bir kısmının yiyecek ve içecek olduğunu söylemiş ve bunların neler olduğunu farklı şekillerde açıklamışlardır.
Bükeyr b. Atik şöyle diyor: “Ben Said b. Cübeyr’e bal şerbeti getirildiğini gördüm. O da içti ve ‘Kendinizden sorulacak nimet işte budur’ dedi.”
Câbir b. Abdullah şöyle diyor:
“Ben Resûlüllâh’a ve Ebû Bekir’e taze hurma ve su getirdim. Onlar hurmayı yiyip suyu içtikten sonra Resûlüllâh şöyle buyurdu: ‘Bu da sizin hesap vereceğiniz nimetlerdendir.’” (Nesaî, K. el‑Vasâ, bab: 4, Hadis no: 3672)
Ebû Hureyre şöyle diyor:
“Resûlüllâh bir gün evinden dışarı çıktı. Ebû Bekir ve Ömer’e ‘Bu saatte sizi evinizden çıkaran nedir?’ diye sordu. Onlar ‘Ey Allah’ın Resûlü, açlık’ dediler. Resûlüllâh ‘Hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ki beni de dışarı çıkaran şey sizleri dışarı çıkarandır. Kalkın’ dedi. Hep birlikte kalktılar. Birine vardılar; adam evinde değildi. Kadın onları görünce ‘Merhaba, hoş geldiniz’ dedi. Resûlüllâh kadına ‘O adam nerede?’ diye sordu. Kadın ‘Bize iyi su getirmeye gitti’ dedi. O sırada adam çıkıp geldi. Resûlüllâh ve iki arkadaşını gördü. Sonra ‘Allah’a hamdolsun, bugün benden daha üstün misafiri olmayan kimse yoktur’ dedi. Hemen henüz olgunlaşmamış hurmalar bulunan bir dal getirdi. ‘Bununla yiyin’ dedi. Bıçağı eline aldı. Resûlüllâh ona ‘Sağmal hayvanlara dokunma’ dedi. Adam onlara bir koyun kesti. Koyundan ve hurma dalından yediler, su içtiler. Tam doyup suya kanınca Resûlüllâh, Ebû Bekir ve Ömer’e ‘Hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ki kıyamet gününde bu nimelerden hesaba çekileceksiniz. Açlık sizi evinizden dışarı çıkardı. Eve dönmeden önce bu nimetler size geldi’ dedi. (Müslim, K. el‑Eşribe, bab: 140, Hadis no: 2038)
Taberi’nin zikrettiği ve Tirmizî’de de bulunan başka bir rivâyete göre, Ensarlı bu zatın adı “Ebu Heysem b. et‑Teyyihan”dır. Resûlüllâh nimetlerden sorumlu olacaklarını bildirdikten sonra şöyle demiştir:
“Bu nimetler serin gölge, güzel hurma ve soğuk sudur.” (Tirmizî, K. ez‑Zühd, bab: 39, Hadis no: 2369)
Resûlüllâh’ın azad kölesi Ebû Âzib şöyle diyor: “Resûlüllâh bir gece dışarı çıktı ve bana uğradı. Beni dışarı çağırdı, ben çıktım. Sonra Ebû Bekir’e uğradı, onu da dışarı çağırdı, o da çıktı. Daha sonra Ömer’e uğradı, onu da dışarı çağırdı, o da çıktı. Resûlüllâh devam edip Ensarlı birinin bahçesine girdi. Bahçe sahibine ‘Bizi doyur’ dedi. Bahçe sahibi bir hurma dalı getirdi, yere koydu. Resûlüllâh ve arkadaşları ondan yediler. Sonra soğuk su istedi ve içti, ‘Kıyamet gününde bunlardan mutlaka hesaba çekileceksiniz’ dedi. Ömer hurma dalını kaldırıp yere vurdu, hurmalar sağa sola dağıldı. Ömer sonra ‘Ey Allah’ın Resûlü, kıyamet gününde bunlardan sorumlu muyuz?’ diye sordu. Resûlüllâh ‘Evet, ancak şu üç şey hariçtir: Kişinin avret mahallini kaplayan bir parça bez, açlığını gideren bir ekmek kırıntısı, soğuk ve sıcakta içine girdiği bir taş kovuğu.’ dedi. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.5, S.81)
Ebû Hureyre şöyle diyor:
“Sonra o gün verilen her nimetten sorguya çekileceksiniz.” Ayet nazil olduğunda insanlar “Ey Allah’ın Resûlü, hangi nimetten sorguya çekileceğiz? Bizde iki siyah nimet olan su ve hurmadan başka bir şey yok. Düşman karşımızda, kılıçlar omuzlarımızda.” diye sordu. Resûlüllâh “Yakında olacak” dedi. (Tirmizî, K. Tefsir el‑Kur‘ân, Sun: 100, bab: 3‑4, Hadis no: 3357)
Ebû Hureyre, Resûlüllâh’ın şöyle buyurduğunu rivâyet ediyor:
“Kulun kıyamet gününde ilk hesaba çekildiği nimetten dolayı ona şöyle denecektir: ‘Vücudunu sağlıklı kılmadık mı? Sonra soğuk su içirmedik mi?’” (Tirmizî, K. Tefsir el‑Kur‘ân, Sûre: 100, bab: 5, Hadis no: 3358)
Ebû Ümame, kıyamette hesap verilecek nimetin buğday ekmeği ve tatlı su olduğunu söylemiştir.
Abdullah b. Sahbî şöyle diyor: “Bugün Kûfe’de nimet elde etmeyen kimse kalmadı. En mütevazi yaşayanlar buğday ekmeği yiyor, soğuk su içiyor, gölgeler altında dinleniyor. İşte bunlar da nimetlerdendir.”
Taberi diyor ki: “Âyet‑i Celîl’de Allah, insana dünyada verdiği bütün nimetlerden hesaba çekileceğini bildirmiştir. Bu nimetleri belli bir şeyle sınırlamamıştır. Bu bağlamda, Allah’ın kuluna verdiği bütün nimetlerden hesaba çekileceğini söylemek daha doğrudur.”