Metin günümüz Türkçesine sadeleştirildi, hata bulunabilir.
Tefsire çift tıklayarak hızlıca not ekleyebilir, metin seçerek vurgu yapabilirsiniz.
Sabahleyin saldırıp tozu dumana katarak topluluğun içine dalanlara yemin olsun ki, şüphesiz insan, Rabbinin nimetlerine karşı çok nankördür.
Âyette geçen “Sabahleyin saldıranlar” ifadesi, Abdullah b. Abbas, İkrime, Mücahid ve Katade tarafından “Sabahleyin erkenden düşmanın üzerine saldıran atlar” şeklinde yorumlanmıştır.
Abdullah b. Mes’ud ise, Müzdelife’den sonra hacıları Mina’ya taşıyan develer olarak açıklamış, Taberi ise ayetin genel anlamda alınmasının daha doğru olduğunu söylemiştir.
Ayette geçen “Topluluğun içine dalan ve toz çıkaran” yaratıklardan bazı müfessirler atları, topluluktan ise düşman topluluğunu kastetmektedir. Mücahid, İkrime, Katade, Atâ ve Dehhak bu görüştedir.
Abdullah b. Mes’ud ve Hazreti Ali’den nakledilen başka bir görüşe göre “Topluluğun içine dalan ve tozu dumana katanlar” hacıları taşıyan develer, topluluk da iki namazın birleştirilerek kılındığı Müzdelife ya da oradaki hacılardır.
Hasan-ı Basri şöyle diyor: “Burada ifade edilen ‘nankör insan’dan kasıt, başına gelen felaketleri sayıp duran, Rabbinin verdiği nimetleri ise unutan kişidir.”